Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Eba Haber

Eba Haber Haber Portalı



Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


ARAMA

KAPAT
Yalnızlar için 'arkadaş robot' geliştirildi Bangladeş'te işçi öfkesi taştı: 100 yaralı Tercih yapacak adaylara uyarı!
21/07/2010, 10:10
Bir provokatör mü yoksa şarlatan mı?
Bir provokatör mü yoksa şarlatan mı?
Osmanlı siyasi hayatının önemli figürlerinden Mevlanzade Rifat'ın provakatör olup olmadığı masaya yatırılıyor


Tarık Yalçın-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Türkiye'nin siyasi tarihini anlayabilmek için Son devir Osmanlı siyasi hayatını iyi bilmek gereklidir. Çünkü Cumhuriyet dönemi siyasi yapısında etkin olan şahsiyetler bu dönemin insanlarıdır. İşte bu insanlardan biri de Mevlanzade Rifat’tır. Mevlanzade Rifat, İkinci Meşrutiyetten öldüğü 1930’lu yıllara kadar bazen muhalif kimliği ile bazen olayların arkasındaki gizli el olmakla sürekli gündemde kalmıştır.

Cumhuriyet yöneticileri Sakallı Celal’e yaptıkları Mevlanzade Rifat’a karşı bir ambargo uygulamalarına rağmen, ittihatçıları onun yazdıkları ele almışlar ve onun anlattıklarını lise ders kitaplarında okutmuşlardır. Enver Paşa’nın savaşa girme kararı, Alman gemilerine Türk adlarının verilmesi gibi pek çok olay gençlere onun dilinden anlatılmıştır.

Mevlanzade Rifat ismine ilk kez II. Abdülhamit dönemindeki Yıldız jurnallerinde rastlıyoruz. Mehmet Reşat’ı padişah yapmak için faaliyette bulunduğunun anlaşılması üzerine 12 yıl kürek hapsine çarptırılmıştır. II. Meşrutiyetin ilanı ile çıkan aftan faydalanarak İstanbul’a dönmüş kendini bir anda basın faaliyetleri içerisinde bulmuştur.

Sultan Abdülhamit’in tahtan indirilmesi için İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Cağaloğlu’nda ki merkezine giderek Ahmet Rıza ile görüşmüş, istediği ilgiyi göremeyince cemiyetten ayrılarak birkaç arkadaşıyla birlikte Fedakaran-ı Millet Cemiyeti’ni kurmuştur. Cemiyetin gazetesi Hukuku-u Umumiye’de başyazarlık sıfatıyla yazılar yazan Mevlanzade Rifat hem ittihatçıları hem Abdülhamit’i eleştiren sert yazılar yazdı.

Fakat bir süre sonra sivri dili yüzünden cemiyetin diğer üyeleriyle anlaşmayınca Federakan-ı Millet’ten ayrılarak finansı kim tarafından karşılandığı hala muğlak olan Serbesti gazetesini çıkarmaya başladı. Özellikle devlet adamlarını eleştiren yazılarını şantaj olarak kullandığı ve para sızdırdığı devrin önemli gazetecilerinden Hüseyin Cahit söyler.

31 Mart Olayı’nın fitilini ateşleyenin de Mevlanzade Rifat olduğu söylenir. Hatta Serbesti gazetesi baş yazarı hasan Fehmi’yi Galata Köprüsü’nde vuran İttihatçı fedai görgü tanıklarının ifadesine göre “Al sana Mevlan”, “Al sana Rifat” diye bağırmıştır. 31 Mar Olayı’nın gerçekleştiği gün gazete en yüksek tirajına çıkarak yaşananları haber vermede birinci el kaynak olmuştur.

Fakat isyanı bastırmak üzere Selanik’te Hareket Ordusu’nun kurulma hazırlıkları başlayınca Abdülhamit’i eleştirmeye devam etmiş bu ordunun 30 milyon Osmanlı’yı 'Abdülhamit belası'ndan kurtaracağını yazmıştır. Hareket Ordusu’nun İstanbul’a geldiği günü “milli kurtuluş günü” ilan eden Mevlanazade Rıfat, 31 Mart olayında rolü olduğu gerekçesiyle tutuklanacağını anlayınca önce Atina’ya oradan Kahire’ye kaçmıştır. Kahire’de Serbesti’yi çıkarmaya devam Mevlanazade Rıfat bu kez saldırılarını Mahmut Şevket Paşa ve ittihatçılara karşı yapmıştır.

Mısır hükümeti tarafından sınır dışı edilen Rıfat, tekrar Atina’ya gelerek Rumların desteğiyle Cihat ve Faruk gazetelerini çıkarmıştır.

Yunan hükümetinin de kendisini sınır dışı etmesi üzerine İstanbul’a gelerek yetkililere teslim olmuştur. Divan-ı harp’te yargılanan Rıfat, Bursa’ya sürgüne gönderilmiştir. İttihatçıların tekrar iş başına gelmeleriyle affedilmiş ve tekrar serbesti gazetesini çıkarmaya başlamıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Enver Paşa’ya en yakın isimlerden biri olan Mevlanazade Rıfat, savaştan sonra milli mücadele fikrine karşı çıkarak, Yunan işgaline tepki gösterilmesini eleştiren yazılar yazmıştır. 14 Mart 1919’da İnkılab-ı Başer adında bir gazetede yazdığı “Esbab-ı mucibelli sualler” adlı yazısı dikkat çekicidir. Yazısında Birinci Dünya Savaşı’nı kaybeden subayları sert bir şekilde eleştiren Rıfat, “ordu ve sivillerin ihtiyaçlarını karşılamak için altın ve gümüşten basılan paralara komutan denilen haydutbaşlarının sefillerin el koyduğundan” bahseder.

Mevlanzade Rifat’ın San Remo’da Vahdettin’i dolandırdığı ve milletin parasını Atina meyhanelerinde yediği de iddia edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti tarafından 150’likler listesine alınan Mevlanazade Rıfat 1930’da Şam’da vefat etmiştir.

Mevlanzade Rifat’ın Türkiye İnkılabının İçyüzü” adlı eserinde Cemal Paşa’ya istinaden söylenmiş bir paragraf dikkat çeker. Meşhur Adana kıtal olayında bir çok Müslüman ve Ermeni’nin öldürülmesine rağmen Cemal Paşa’nın Müslümanları bu olaydan sorumlu tuttuğu ve Adana’da 30 Müslüman’ı idam ettiği, iki gün sonra da Erzin kasabasında on yedi Müslümanı’ı idam ettirirken 1 Ermeni için idam zezası verdiğinden söz eder. İlginç olan isyanın elebaşlarından Zohrab Efendi ve Cemal Paşa’nın sıkı dost olmalarıdır.




Bu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız...



İsveç, Göteborg'da yapılacak konferansa katılmak için başvuran bir kadına bekar diye vize verilmedi.
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 27 Nisan bildirisini "AK Parti'nin yeniden iktidar olması için anlaşarak yayınlandı" suçlamasına cevap verdi.
2010 yılının ilk altı ayında, motorin tüketimi yüzde 6,8, toplam benzin tüketimi ise yüzde 8,5 azaldı. LPG tüketimi ise yüzde 9 arttı.


Sayfa
0,7610 sn. içinde yüklendi.