Husulet, Haslet, Asalet

"Makinaları ve sistemleri geçecek bir insan teki gösteremezmişiz", "kanunun, tamimin fevkinde müessir bir insan teki gösteremezmişiz". Lakin bu zokaları kalabalıklara yutturmak için makinaların ve kanunların gücünü kendinde toplamış liderler kullanılır.


Daima teesüf içinde yaşayamazsınız. Müteessif kılan kişi ve meseleler karşısında ezilir ve gerilirken/gerilerken, müessifi iptale ve muhale güç yetiremeyen ya kahra ya sahraya atıyor kendini. Ya boşluyor ve unutturucu, uyuşturucu şeylere başlıyor yahut kahrıyla kavuruyor başını. Daima, önlenemez en önden esef verici kişidir ki o ancak ve ancak muktedir kişidir. Veya esef mevzuu olanlar ise zaruri ve mühim, cebir yahut zecir yollu yani afiyete ve marifete musallat meselelerdir ancak.

Taazzumlar tahtında tutmaktan başka azimleri olmadığı halde, alemi güya anlamadıkları menfaatleri yoluna ve yolda güden müdirandan tehlikeli ve sari düşman olamaz beşere.

Muzurun, davunun sebep olduğu havalelere karşı güya tedbir adına umurun, emrin celbi, isali altında yaşayan müstazaf ahalinin hazırı çoksa da ne huzuru ne hayrı kalmıştır.

İcazet, ehliyet, muafiyet kazanmayınca maişete yahut meşverete emniyet edememek tazyikleri altında iseniz huzursuzluk işkencesinde ömrünüzü tüketir ölürsünüz merkepler gibi,  mekkareler gibi.

Ruhsat, rusume meyanında imar, işletme gibi; tesanüt, tekafül meyanında evkaf, içtima gibi; şifa, asayiş, muavenet meyanında sağlık, emniyet ve meslekler gibi; musavat, imtiyaz, muadelet meyanında meşveret gibi… ilahiri her beşeri suhuletgahlarımız kaybedildi gitti. Nizamat-ı muayyene uğruna hayr ve hayret-i muhayyer olan ne varsa burulur olduysa bir yerde, o yer insana, hayata, izzete, şerefe, hürmete düşman olanların istismargahları müstemleke arazisidir.

Her türlü sigorta ve bankacılık o istismar şebekesi cümlesindendir. Tekaüt, hastalık, analık, sakatlık, deprem, yangın, kaza, hırsızlık, ziyan, seyahat, emlak… ilahiri her türlü imar, muvasala, muvasata, bina, inşa, tesis, dükkan, muhabere, enerji, nakliye işlerinin herhangisi ve hangi çeşidi olsa artık bir şebekenin uzvusunuzdur… siz tedahüle ihtiyarı üzre olduğunuzu sanırsınız. O yerde "uyaroğlu olmaktan gayrı" herhangi mezuniyet maslahatına imkan bırakılmamıştır. Lakin uyaroğlu olmak merkeplere dokunmaz ama vakti saati gelir de insana dokunur, istiğfar değilse bile istifra husule gelir.

Bu düzmecenin içinden "muzuroğlu" çıkmasın diye bir takım intiba ve ikna yaygarası havalandırılıyor nicedir. Çocuklara spor, müzik, takımcılık, tecrübecilik, resim, özgüvencilik, becerikçilik… üzerinden adanmışlık, inanmışlık, benzersizlik, uyumluluk, diğergamlık öğretmeliymişiz. Bunlara teksif olmalıymış insanlar. Oysa bu hasletler ömrümüzü öğüten fiziki, ilmi, akli, ameli sebepleri ve vesileleri giyindirdiğimiz sayede hanifçe usul, erkan, adl, ahlak olarak ancak tulu ettirdiğimiz, idrak ettiğimiz ancak bu sayede kalpten kalbe intikal ettirebildiğimiz hüviyetlerdir. Keza elma suyu içmekle bütün bir elmadan ısırıp emerek içmek ne aynı hesaba gelir ne de sıkılmış elma suyu daha ehvendir.

Kazancından ayırıp verdiğinden daimi faizinin ödenmesiyle daimi borçlandırıldığın yoldan gelen parayla evine ulaşan elektrik hattı döşeniyor şehre, dağa taşa. Kalkınma adına, rahatlık adına; eğitim, sağlık, güvenlik, sanayi, ticaret, adalet… adına cezbedildiğin şu enerji şebekesinin bakımı ve yayılması işlerinin bütçesini "enerji tüccarı işletmeciliği" marifetine ve seni de "enerji müşterisi" sıfatına tahrif ediyorlar sonra mesela. Alış-veriş hukukuna el çabukluğu, göz oyalama numaralarıyla sokuşturulan tesisin ve muamelenin esasen içtimai sermaye ve mesuliyet olduğu bahsini açamıyorsunuz bile ondan sonra. Bu emsal müessif teşebbüsat/terettübat kimsenin gözüne batmasın diye köksüz kemiksiz letaifelere celbediliyor cemiyet dairesinde. Herkes bundan böyle sanat plantasyonundan talimli olacak… eğlencecilikle yetişecekler ki mükellefiyet akla gelmesin ve teessüf hiç duymasınlar. Niye aksi olsun imiş ki "makinaları ve sistemleri geçecek bir insan teki gösteremezmişiz çünkü", "kanuna, tamime nazaran daha müessir bir insan teki gösteremezmişiz çünkü". Ne hikmetse bu türlü zokaları kalabalıklara yutturmak için bütün makinaların ve kanunların gücünü kendinde toplamış liderler kullanılır. (26 Mayıs 2019)